Rodosweb etkisi

Bir zaman önce (2 yıl kadar) blogcudaki kesintilerden bıkıp kendi alan ve alan adımı almıştım. Hosting şirketi olarak tercihim fiyat olarak uygun gelen Rodosweb oldu.
Bu günlerde ise hosting şirketi beni delirtmek üzere. HDD deki bir arıza nedeniyle daha yeni 7,5 günlük bir kesinti olması yetmemişcesine hala sorun yaşamaya devam ediyoruz.  Bir kaç gündür siteye ulaşım yine kesildi. Son prblemin kaynağını belirtmediler ancak ilgilendiklerini söylemekle yetindiler.

Bu arada olan benim sitenin ziyaretçi sayısına oldu. Yüzde 80 lik bir düşüş yaşadım. Google'da birinci sırada olduğum pek çok kelimede artık daha gerilere düşmüş durumdayım.  Ama artık yeter.
Pardus007.com istatistik
Realist verilerine göre istatistiklerimin son durumu

Bu gidişle daha önce arkadaşlarla konuşup iki ay içinde hayata geçirmeyi planladığımız yurtdışında sunucu kiralama işinide bekleyemeyeceğim.  Zaten benim için sıkıntılı şu sınav döneminde vaikt buldukça hosting şirketlerini araştırıyorum. Şimdilik gözüme takılanlar "Turhost" ve "grikare" . 

Bunların yanında birde adsense gelirimde büyük ölçüde azaldı. Hiç burs almak kısmet olayan öğrenclik dönemimde burs alıyormuşcasına bana katkı sağlıyordu.

Tamam arıza yaşanabilir. Daha öncede aynı durumları pek çok kez yaşadık Rodosweb ile. Ama onlar daha kısa zamanlarda çözüldü ve bu kadar üst üste gelmemişti.  Tam böyle bir zamanda ise yetersiz teknik destekleri benim için bardağı taşıran son damla oldu.

6.27.2009 | Kategori:Bilim Ve Teknoloji| Yorum (11) Yorum yaz!

Dörtte üçü sularla kaplı dünyada susuz kalmak

Aslında başlık şu şekilde de olabilirdi. "Dörtte üçü sularla kaplı dünyada susuz kalmayı becermek". İnsanoğlu yaşadığı dünyayı yaşanılmaz bir hale getirmek için elinden geleni yapıyor.
Bu arada başlığı kendimize uyarlayarak "Üç tarafı denizlerle çevrili ülkede susuz kalmak" şeklinde mi yazsaydım acaba?

Şu an medyamızın gündeminde iki önemli mevzu var. Seçimler ve aşırı sıcaklar ile su sıkıntısı. Daha ilköğretimden itibaren öğretilir. Dünyanın dörtte üçü sularla kaplıdır, vucudumuzun yüzde 60-70'i sudan oluşur diye.

İyide dörtte üçü sularla kaplı olan dünyada nasıl susuz kalabiliyoruz. Çünkü dünyadaki suların çok azı (Yüzde 2,5) içilebilir tatlı sudur. Deniz suyu içilemezmi ? İçilebilir. Fakat deniz suyu tuzlu olduğundan susuzluğumuzu gidermek yerine bizi daha fazla susatır. İçmek için sudaki tuzu ayırmak gereklidir. Bunun içinde suyu buharlaştırmak, buharlaştırmak içinde ısıtmak. Suyu ısıtmanında bir maliyeti vardır.
Olsun Yüzde  2,5 de çok büyük bir miktardır diyorsanız  bu suyunda  yüzde  74'ünü buzullar  teşkil ediyormuş. (Daha önce bir yazımda  dünyadaki tatlı suların %90'ı  Antarika'da bulunur demiştim. İki farklı kaynak ve yine kafa karıştırıcı farklı rakamlar.) Sonuç olarak yeraltı ve yer sütündeki tatlı suların yüzde 1'inden daha azına ulaşabilyormuşuz. Çok karamsar bir tablo değilmi? Rakamları sizi korkutup suyu daha dikkatli kullanmanız için uydurmuyorum. Bende buranın yalancısıyım.

Eee ne olmuş yani bu bilgileri her yerde duyuyor okuyoruz. Televizyonlarda uzman sıfatı ile çıkan adamlar hep anlatıyorlar bunları. Medyada en karamsar tabloyu kim çiziyorsa onu ekrana getiriyor. (Bu dönemde en karlı iş su satmak. Heryerde bir su satıcısı var. 10-15 kuruşa aldıkları suları 50 kuruşa satıyorlar. )
Sadece sorunları dile getirmek onları çözmüyor. Birazda çözüm yollarını göstermek gerek. 
İçilebilir suyu elde etmek için ne gibi altarnatifler var onları konuşmalıyız. Bir arkadaş bu yolları anlatan güzel bir yazı hazırlamış. İçlerinde en uygulanabilr, işe yarar ve benim tuttuğum yöntem şu.
tatlı su elde etmek
 Bu yöntemle günde 1,5 litre su kazanılabilyormuş. 1,5 litre deyip küçümsemeyin. Amaç içme suyu üretmek. Gördünüz aletin daha büyüğü yapılabilir aynalar yardımı ile ya da güneş enerji sistemleri ile entegre hale getirerek gün içinde elde edilebilecek tatlı su miktarı arttıralabilir. Üstelik çokta ucuz bir yöntem. Gereken sadece güneş ışığı. Oda fazlasıyla mevcut. Bence su direkt güneş altında buharlaştırmak yerine camı siyah bir filmle kaplamak daha doğru olur. Hem daha verimli olur hemde direkt güneş ışığına maruz kalan su sağlık açısından zararlı olabilir.
Osmanlı ve ilk tuzdan su arıtma tesisi

6.25.2007 | Kategori:Bilim Ve Teknoloji| Yorum (7) Yorum yaz!